Kediye Özlem

Nerden başlamalıyım bilmiyorum. Şu sıralar aklımı sıkca meşgul etmeye başladın. Şuraya birşeyler karalarsam rahatlarım belki.

“Bizden olur muydu acaba?” diye düşünmeden edemiyorum. Bilirsin, çabuk unuturum, gamsız adamın tekiyim. İlk zamanlarda da aynı bu şekilde gamsızca yaşadım. Unuturum elbet diyordum. Sonuçta uzlaşamayacağımızı bile bile devam etmenin anlamı yoktu. Seni üzmekten başka bir şeye yaramıyordu. Ama senden sonrada çıta çok yükseldi be, (şımarabilirsin) 3 küsür yıl sonra artık beğenemiyorum kimseyi kolay kolay, beğensem bu sefer hareketler batıyor gözüme.

Bize dönersek, başını göğsüme sokarcasına sarılmayı çok , sarılıp uyumayı.. Kollarımız yoruluncaya kadar sıkı sıkı sarılıpta kokumuzu içimize çekerdik, sonra sen göğsümde uyurdun kedi gibi “Huzur bu” derdik ya hani, işte o anları çok şu aralar. Vizelerinden sonra bir ara o hep istediğin, benimse geçiştirdiğim, simit-peynirle boğaza karşı çaylarımızı alıp kahvaltı da yapalım. Dertleşiriz hem, okulundan, stajından bahsedersin uzun uzun…

sende ama yazmaya da yok, bir başka deyişle hayatını yeniden alt-üst etmekten çekiniyorum. Ama şunu anladım bu şekilde sevgim daha da yoğunlaştı. Eskiden ilgisiz diye kızdığın adam artık hergün whatsap profil fotoğrafına bakıyor 🙂 eğerki değiştirirsen kaydediyorum da malum bi daha göremeyebilirim… 🙂 Alay ettiğim duygusal şarkılara eşlik bile ediyorum bazen arabada, aklımda sen… Düşün ne kadar dolduysam artık yazıp rahatlama gereği hissedip buralara yazıyorum. Asla okuyamayacağını bile bile…

Durum bundan ibaret, ricam çok uzun zaman aynı profil fotoğrafını tutma, değiştir arada bir. Her sabah fotoğraf almaya alışmışım böyle zor oluyor. 🙂 kendine çok dikkat et. Hoşçakal.

Tagged: , , , , , , , , , , ,