Hayal kırıklıkları bizi nereye götürür?

Gerçekten birine aşık oluyor muyuz? Yoksa o birinin düşüncelerimizdeki haline mi aşık oluyoruz?
Aşkı arzularız.. olsak bile kafamızda o özel kişiyi şekillendirip, asla yetmeyeceğini bilerek de olsa, onu kafamızda canlandırırız, sohbetlerimizi canlandırırız, hayallerimizi canlandırırız.. ufacık bir zevk verir bu canlandırma seansları.. elde edememenin ve gerçek olmayışının verdiği büyük acı ise içten içe kemirir bizi ama buna devam etmekten alıkoyamayız kendimizi.. Bir şeyleri değiştirmek istiyorsak her şeyi yıkmamız gerekiyor, evet bazen vazgeçmeyi seçiyoruz ve sigarayı bırakmaya çalışan birinin haline benziyor halimiz.. Önümüze sersek her şeyi, olanı biteni.. Elde ne var? Bir kaç anı, kalp kırıklıkları, hayal kırıklıkları, yanlış anlaşılmalar, kendinden şüphe duymanı sağlayacak olaylar.. ( acaba benim yüzümden mi oldu hepsi? dediklerimiz..) vee en acısı da YAŞANAMAMIŞLIKLAR.. Belki de ”geçmişe takılı kalmışlığımız” cahilliğimizdendir, bizi nelerin beklediğini bilemememizdendir ya da ne bileyim bize gelecek olan şeyi nasıl karşılamamız gerektiğini kestiremediğimizden.. Her şeyi yıkmalı mı yeni denizlere yelken açmak için? Yıkmalıysa nasıl?

Tagged: , ,